CHIMNEY ŞIRKETI THE DEAD DON’T DIE
FILMININ YAPIMINDA DAVINCI RESOLVE STUDIO’NUN GERÇEK ZAMANLI ORTAK ÇALIŞMA ÖZELLIKLERINI KULLANDI

Fremont, Kaliforniya - 22 Ekim 2019 - Blackmagic Design bugün, “The Dead Don’t Die” adlı beğenilen zombi filminin görsel efektlerinin oluşturulmasında; Chimney şirketinin New York, New York ve Gothenburg, İsveç’teki merkezleri arasında gerçek zamanlı ortak çalışma imkanı için, DaVinci Resolve Studio’dan yararlandığını açıkladı. Uluslararası post prodüksiyon şirketi ayrıca, filmin belirli VFX çalışmaları için Fusion Studio’yu kullandı.

“The Dead Don’t Die” filmi, huzurlu Centerville kasabası halkının, mezarlarından çıkan zombilere karşı savaşını konu alıyor. Jim Jarmusch tarafından yönetilen ve bir zombi komedisi olan film; Bill Murray, Adam Driver, Chloë Sevigny, Tilda Swinton ve başkalarını içeriyor.

Chimney ekibi, film için 300’ü aşkın VFX çekimi oluşturdu ve çalışmalarını New York ile Gothenburg stüdyolarında eşzamanlı olarak tamamladı. Jarmusch ve filmin görüntü yönetmeni Frederick Elmes’in New York’ta olmasıyla, her iki ekibin film yapımcılarıyla yakından çalışarak, VFX sürecinde istişare edip değişiklikler yapabilmeleri için; stüdyoları arasında gerçek zamanlı olarak ortak çalışması gerekiyordu.

Chimney’nin VFX Sorumlusu Sam O’Hare şunları anlattı: “Bu film Jim’in ilk VFX projesi olması nedeniyle, sürecin tamamında kendini rahat hissettiğinden ve ekip ile etkileşim içinde olduğundan emin olmak istedik.”

EXR sekanslarını gerçek zamanlı olarak gözden geçirebilme özelliği sebebiyle Chimney, ortak çalışma kapasitesinden dolayı DaVinci Resolve Studio’yu kullandı.

O’Hare şunları ekledi: “İki ayrı kıtada bulunan ekiplerimizin, aynı çekimlere bakmalarını ve onlar hakkında gerçek zamanlı olarak telefonda görüşebilmelerini istiyorduk. DaVinci Resolve Studio ile, her bir stüdyonun hazırladığı EXR sekanlarını paylaşabildik, bunun ardından paylaşılan ve yeniden birleştirilen bir projeye yükleyebildik ve her iki mekanda gerçek zamanlı olarak, tam kalitedeki EXR’leri ekranda görüntüleyebilmek için uzaktan bir seans düzenleyebildik. Jim ve Fred her şeyi izleyip New York’tan direkt yorumlarda bulunabildiler ve Andreas Hylander (VFX Yapımcısı, Chimney Gothenburg) ve Alex Hansson’dan (VFX Sorumlusu, Haymaker) oluşan Gothenburg ekibi, ilgili çekim karelerinin aynılarını görebildiler.”

Hylander şunları söyledi: “Bu film çoğunlukla gün içinde çekildiği ve gece çekilmiş gibi görünmesi için daha sonradan derecelendirildiği için; üstesinden gelmemiz gereken sorun, böylesine kapsamlı bir renk derecelendirme sürecinden sonra bile belirgin ve net olan VFX görüntüleri teslim edebilmekti. LUT’larla oluşturulan geleneksel iş akışları yeterli değildi çünkü, renk derecesinin çok sayıda mask ve key’lerle birkaç adım düşürülmesi gerekiyordu. DaVinci Resolve Studio’yu, VFX’ten doğrudan edinilen orijinal EXR dosyalarıyla kullandığımız için; VFX çekimini yeniden mi yapmamız gerektiği veya renk derecelendirme işlemlerinde mi düzeltebileceğimiz konusunda bilinçli bir karar alabilmek üzere, renk derecesini hızlıca değiştirebiliyorduk.”

O’Hare sözlerine şunları ekledi, “DaVinci Resolve Studio’yu kullanarak, renk derecesinden temin ettiğimiz en son renk bilgilerini kullanabiliyorduk. Bu sayede, çekimlerin görünümü her an günceldi ve orijinal çekimlerin altında yüklü bulunması nedeniyle, gerektiğinde çekim tahtasıyla karşılaştırabiliyorduk.”

Jarmusch bu iş akışının, çekimleri gözden geçirmeyi büyük ölçüde kolaylaştırdığını keşfetti, “Dünyanın başka yerindeki uzmanlarla ortak çalışmak neredeyse her zaman zordur, özellikle efektler gibi görsel öğeler söz konusu olduğunda. Ancak, ‘The Dead Don’t Die’ filminde, Chimney şirketi bünyesinde DaVinci Resolve Studio’yu kullanabilmiş olmamız sayesinde, New York’ta olmamıza rağmen İsveç’teki ekibimizle, fikirlerimizi anında ve sorunsuz olarak paylaşabiliyor ve değerlendirebiliyorduk. Bu modern bir mucizedir!”

Chimney şirketi dünyanın 11 şehrinde bulunan global bir tesis ağıdır, ortak çalışma prensibi, projelerinin merkezindedir. O’Hare şunları da açıkladı, “Bu tür işler her zaman iyi bir iletişime dayalı olmakla birlikte, hızlı veri aktarımını da gerektirir. Çekimlerin her iki stüdyo tarafından kullanılabilmesi için, sıkıştırılmamış sekansları son derece hızlı göndermemizi sağlayan bir veri sistemimiz var. Dünyanın farklı noktalarındaki ofislerimizle ortak çalışabilmemizde, bu sistem kilit bir rol oynuyor.”

“Farklı stüdyolarımız kapsamında renk derecelendirme seansları düzenlemek üzere DaVinci Resolve Studio’nun uzaktan renk derecelendirme özelliğini sık sık kullanıyoruz. Fakat, VFX işlemleri açısından ilk kez bu şekilde kullandık.” “Çekimlerin tamamını tam çözünürlükte, kalitede ve en son renk değişiklikleri uygulanmış olarak izleyebilmek ve bunu, aralarında 6.064 km bir mesafe olan iki farklı mekanda eşzamanlı olarak yapabilmek, ezber bozan bir özellik. Bu özellik sayesinde; yönetmen, görüntü yönetmeni ve uzaktan çalışan VFX ekibi arasındaki iletişim kusursuz ve gecikmesizdi. Bu da tüm süreç boyunca pürüzsüz bir ortak çalışma ortamına yardımcı oldu. Farklı stüdyolar kapsamında sürekli proje yürüten global bir şirket olarak, bu nitelikte bir ortak çalışma imkanı, başarımız için kritiktir.”

O’Hare ve ekibi Fusion Studio’yu ayrıca filmin çeşitli VFX işlerinde de kullandı. Bunlar arasında, eski ve hasarlı bir dürbünü kullanan bir karakterin olduğu sahne vardı. O’Hare sözlerini şöyle sonlandırdı, “Hermit Bob adındaki karakterin bir ormanda yaşaması nedeniyle Jim, izleyicinin bu karaktere ait dürbünden baktığında, mercekeklerinin üzerinde kir katmanlarının bulunduğu ve dürbün camının içinde de bazı çatlakların olduğu algısını oluşturmak istedi.”

“Bu görünümü oluşturmak için Fusion Studio’da çeşitli araçları kullandık. Bunlardan bazıları; kırık cam etkisini oluşturmak için kullandığımız rotoskop uygulanmış şekillerden geçirilen yer değiştirmiş ve kaymış görüntü parçaları, dürbünden görünen görüntünün üzerine katman olarak bindirilen işlem görmüş kir ve pislik öğeleri ve dürbünün klasik olan iki adet dairesel görüş alanının dışında kalan siyah bölgelerinde görünen, dahili yansımaları oluşturmak için kullanılan çeşitli mat ve key’lerdi. Yer değiştirmiş görüntü parçaları, çekimlerde kırık bir camdan baktığınızda görebileceğiniz hareketlerle uyumlu olmak üzere tasarlanmıştı. Bu nedenle, bazı görüntüler kameranın oluşturduğu hareketleri içeriyordu ve diğerleri için de dönüştürme (transform) düğümünde iç içe oluşturulan titreme efektli değiştiricileri kullanarak, Fusion Studio’da onlarla eşleşen hareketler geliştirdik.

BASIN FOTOĞRAFLARI

DaVinci Resolve Studio, Fusion Studio ve diğer Blackmagic Design ürünlerinin tüm fotoğraflarına www.blackmagicdesign.com/tr/media/images adresinden ulaşabilirsiniz.

BLACKMAGIC DESIGN HAKKINDA

Blackmagic Design; dünyanın en yüksek kalite video kurgu ürünlerini, dijital film kameralarını, renk düzelticilerini, video çeviricilerini, video izleme cihazlarını, yönlendiricileri, canlı prodüksiyon switcher’lerini, disk kaydedicilerini, dalga şekli monitörlerini ve sinema filmi, post-prodüksiyon ile televizyon yayıncılık endüstrileri için gerçek zamanlı tarayıcıları üretmektedir. Blackmagic Design’in DeckLink görüntü yakalama kartları, kalite ve düşük maliyeti bakımından post-prodüksiyonda bir devrim yaratmakla birlikte, firmanın Emmy™ ödüllü DaVinci renk düzeltme ürünleri de 1984 yılından beri televizyon ve film endüstrisine egemen olmuştur. Blackmagic Design, 6G-SDI ve 12G-SDI ürünleri ve stereoskopik 3D ve Ultra HD iş akışları dahil, çığır açan yeniliklerine devam etmektedir. Dünyanın lider post prodüksiyon uzmanları ve mühendisleri tarafından kurulan Blackmagic Design’in; Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Japonya, Singapur ve Avustralya’da ofisleri bulunmaktadır. Daha fazla bilgiye, www.blackmagicdesign.com/tr adresinden erişebilirsiniz.

